Ikea ve iş ilişkileri
Fark ettiniz mi iş ilişkileri ile, Ikea dünyası ne kadar birbirine benziyor.
İki dünyada da insanların temel beklentisi verimlilik ve mükemmellik.
Yani mümkün olan en az malzeme, zaman ve emek kullanımıyla, çok fazla yer de kaplamadan, işlevsel olduğu kadar görsel açıdan da beklentilerinizi karşılayacak optimum cevaba ulaşmak.
Bir nevi mükemmelin ya da kusursuzun yeni tanımı.
Ikea dünyasında verimliliğe ulaşayım derken hep aynı malzemeden, aynı montaj ve çalışma tekniğiyle üretilmiş, birbirine benzeyen, dayanıklı ve dayanıksız yönleri tamamen birbirinin aynı olan "kusursuz" tasarımlar elde edersiniz.
İş ilişkilerinde ise, en doğru ve verimli insanı bulayım, her ihtiyacımı karşılayabileyim derken, tüm niteliklerin buluştuğu, yeterince tatmin edici, istikrarlı ama beklentilerin dışına çıkamayan insanlarla karşılaşırsınız.
Bu eşleşmede, evet bazı niteliklerin kalitesi yükselmiştir ama mükemmellik takıntısının, kaçınılmaz sonucu olan, standartlaşma ve sıradanlaşma sonucu pek çok niteliğin de köşeli kısımları törpülenmiş, diğer elemanlarla uyumsuz noktaları giderilmiştir.
Bu iş ilişkisine gündelik bir verimlilik ve stabillik kazandırsa da, aslında üretkenliğinden ve yaratıcılıktan taviz vermek demektir.
Çünkü asıl benzersizlik ve yaratıcılık, kusurda ve zıtlıkta gizlidir.
Kusurlu olan uyumsuzdur ama tam da bu yüzden genelin göremediği farklı bakış açılarından gelen derinliğe sahiptir.
Bu da iş ilişkisine ve odaklandığı konuya, kendine has bir özgünlük ve derinlik, başka bir deyişle katma değer katabilir.
Kusurlu olan pek çok nitelikte genel ortalama kadar beklentileri karşılamayabilir ama bazı özelliklerde de, genelin asla ulaşamayacağı kadar dikkat çekicidir ve sivrilebilir.
Pek çok özellikte kırılma noktası genelden çok daha aşağıda olabilir ama bazı noktalarda da çok fazla yükü taşıyabilir.
Kısacası iş ilişkilerinde ve tasarımda asıl mükemmellik kusurlu olanın orjinalliğini kaybetmeden onu en çok üretken olabileceği noktaya yerleştirmeyi becerebilmektir.
İki dünyada da insanların temel beklentisi verimlilik ve mükemmellik.
Yani mümkün olan en az malzeme, zaman ve emek kullanımıyla, çok fazla yer de kaplamadan, işlevsel olduğu kadar görsel açıdan da beklentilerinizi karşılayacak optimum cevaba ulaşmak.
Bir nevi mükemmelin ya da kusursuzun yeni tanımı.
Ikea dünyasında verimliliğe ulaşayım derken hep aynı malzemeden, aynı montaj ve çalışma tekniğiyle üretilmiş, birbirine benzeyen, dayanıklı ve dayanıksız yönleri tamamen birbirinin aynı olan "kusursuz" tasarımlar elde edersiniz.
İş ilişkilerinde ise, en doğru ve verimli insanı bulayım, her ihtiyacımı karşılayabileyim derken, tüm niteliklerin buluştuğu, yeterince tatmin edici, istikrarlı ama beklentilerin dışına çıkamayan insanlarla karşılaşırsınız.
Bu eşleşmede, evet bazı niteliklerin kalitesi yükselmiştir ama mükemmellik takıntısının, kaçınılmaz sonucu olan, standartlaşma ve sıradanlaşma sonucu pek çok niteliğin de köşeli kısımları törpülenmiş, diğer elemanlarla uyumsuz noktaları giderilmiştir.
Bu iş ilişkisine gündelik bir verimlilik ve stabillik kazandırsa da, aslında üretkenliğinden ve yaratıcılıktan taviz vermek demektir.
Çünkü asıl benzersizlik ve yaratıcılık, kusurda ve zıtlıkta gizlidir.
Kusurlu olan uyumsuzdur ama tam da bu yüzden genelin göremediği farklı bakış açılarından gelen derinliğe sahiptir.
Bu da iş ilişkisine ve odaklandığı konuya, kendine has bir özgünlük ve derinlik, başka bir deyişle katma değer katabilir.
Kusurlu olan pek çok nitelikte genel ortalama kadar beklentileri karşılamayabilir ama bazı özelliklerde de, genelin asla ulaşamayacağı kadar dikkat çekicidir ve sivrilebilir.
Pek çok özellikte kırılma noktası genelden çok daha aşağıda olabilir ama bazı noktalarda da çok fazla yükü taşıyabilir.
Kısacası iş ilişkilerinde ve tasarımda asıl mükemmellik kusurlu olanın orjinalliğini kaybetmeden onu en çok üretken olabileceği noktaya yerleştirmeyi becerebilmektir.
