Çarşamba, Ekim 18, 2006

duygusal sol

Son aylarda (ya da yıllarda mı desem) ülkemizde ulusalcılık akımları yükselmeye başladı.
Bunun çeşitli etkenleri var, AB ile ilişkiler, Ermeni soykırımı konuları, Çılgın Türkler furyası vs. vs. Bir diğer etkende demokrasinin altına sığınıp gizli ajandalarını gerçekleştirmeye çalışan kitleler. Bunlar ikiye ayrılıyor, birincisi bölücü odaklar-ki bunların söylemi yurtdışından ve kimi zaman AB ağzıyla geliyor, ikincisi ise islami ajandası olan kitleler ki bunlarında nereden geldiği malum.
Demokrasi böyle kılıf olarak kullanıldıkça bu ülke insanı demokrasiye inancını kaybetmeye başladı. Bugün en liberal diyebileceğimiz çok uluslu şirketlerde çalışan insanlarda bile ulusalcı akımlara bir sempati var. Fakat ulusalcıların çoğu hayalinin de ütopik, global dünyada imkansız, hatta fazla müsamaha edilirse şoven olacağının da farkındalar. Bu yüzden ulusalcılığa sempatiyle bakmakla birlikte benimsemiyor, kendilerini öyle tanımlamıyorlar. Ben bu akıma "duygusal sol" diyorum. Yani teoride ulusalcı ve solcu, pratikte (günümüzün global dünyasındaki hayatın gerçekleri karşısında) liberal insanlar topluluğu. İşte bugünkü gidişatı değiştirecek bir tepki çıkacaksa, bu orta sınıftan çıkacaktır.

0 yorum: